Global Durgunluk Bize Yarar mı?

Cumhuriyet 11.02.2008

GÖZ UCUYLA

TÜRKEL MİNİBAŞ

Global Durgunluk Bize Yarar mı?

Müthiş yetenekli bir Başbakanımız var. Ne zaman neyi tartışmaya açacağını, kimin ağzına elma şekeri, kimin ağzına sakız vereceğini biliyor.

Bilmese:

* Tam gelişmiş ekonomilerde durgunlukla boğuşulurken yani ihracat pazarlarımız daralırken...

* İstihdam yaratıcı yatırımlar artmadığı için dünyanın sayılı işsiz ülkelerinden biri haline dönmüşken...

* Aralıkta yapılması gereken zamlar ocağa ertelendiği için 2007'nin TÜFE'si yüzde 8.39'a çekilmişken...

* Yerel seçim kaygısıyla kesenin ağzı şimdiden açıldığından enflasyonun yeniden sorun olacağı şimdiden kesinleşmişken...

* AKP'nin iktidar olduğu 2002'de 129.7 milyar dolar olan dış borcun 2007'nin ilk yarısında 226.2 milyar dolara yükselmişken...

* Kısa vadeli borçlar da aynı tarihler arasında 16.4 milyar dolardan 40.9 milyar dolara yükselmiş!..

Dahası, kısa vadeli borcun yüzde 89.9'unu özel sektör borçları oluştururken...

* 8.3 milyar doları ana para, 4.2 milyar doları faiz olmak üzere toplam 12.5 milyar dolar dış borç ödenecekken...

* İç ve dış borç finansmanıyla büyümenin sonuna gelinmişken...

kalkıp da "türban" meselesini Türkiye gündeminin başına oturtur muydu?

Ekonomi basınının borsadaki gerilemeden döviz kurlarındaki oynamalara kadar piyasa hareketlerini türban tartışmalarına bağladığına bakılırsa Sayın Başbakan hedefi 12'den vurdu.

Ekonomik çöküntünün toplumun gündeminden düşürülmesinin faturası tabii ki ağır olacak. Özellikle de global finans piyasalarının durgunluğu fiyatlandırdığı şu sırada!

Oysa, ABD bankalarının geçen ay biribiri ardına açıkladığı zarar tabloları, bireysel gelirlerdeki düşüşler, tarım dışı istihdam ve işsizlik verilerindeki gerileme ABD ekonomisinin durgunluğa eğilimli olduğunun sinyallerini 2006'nın son çeyreğinden beri veriyordu.

Malum, ABD hâlâ dünyanın en büyük ekonomisi. Yani, dış mallara olan talebin en yüksek olduğu ülkelerden biri. Dolayısıyla, en ufak bir talep daralması global ekonomide de talep daralmasına neden olmakta!..

Türkiye gibi dış ticaretinde ABD'nin öncelikli olmadığı ülkeler de talepteki bu daralmadan nasibini alacak. Belki, ABD'deki talep daralmasından doğrudan etkilenmeyecekler, ama ABD ekonomisinin global ekonomide yarattığı daralma nedeniyle ihracatları gerileyecek!

Kısacası, Türkiye'nin durgunluğun kesinleşmesini beklemeden kriz sinyallerini değerlendirmesi... En azından bu konuda yapılan uyarıları dikkate alması gerekiyordu!

"Olan oldu! Geç de olsa durgunluğun dezavantajları avantaja çevrilebilir mi" derseniz... I. AKP döneminin ekonomideki başarı grafiğinin sıcak para girişlerine dayandığını hatırlarsak kısa süreli de olsa durgunluğun kazananı olmak olası.

Başka deyişle, ABD'nin durgunluğa girmesi kısa vadeli sermaye hareketlerinin yönünü yeniden Türkiye'ye çevirmesini düşleyebiliriz.

Bu, fotoğrafın pembe yanı, bir de öbür yanı var. Örneğin Dünya Bankası'nın hazırladığı "Küresel Mali Gelişim 2007 Raporu" var. Belki çoğu okurumuz 2006'nın Mayıs'ındaki o raporu unutmuştur ama.. 2006 Mayıs'ının son günlerinde yayımlanan o raporda yüksek büyümenin rehavetine kapılmamak gerektiği ve de başta Türkiye ve Brezilya olmak üzere dış borç yükü yüksek ülkelerin dikkatli olması istenmişti.

Niye mi? Çünkü, gelişmekte olan ülkelerde büyüme hızı yavaşlamaya!.. Büyüme düşerken tüketici fiyatları artmaya başlamıştı. Sermaye girişleri eskisi kadar bol olmadığı için ödemeler dengesi sorunları daha belirginleşmişti.

Özel ve kamu şirketlerinin sendikasyon kredileri ve uluslararası tahvil ihracatı 2006'da 2002'ye göre artmış; 333 milyar doları bulmuştu. Doğrudan dış yatırımların en fazla aktığı iki ülkeden biri Rusya, diğeriyse Türkiye idi. Türkiye'ye gelen doğrudan dış yatırımların 2005'ten 2006'ya 10 milyar dolar civarında artması bile riskin başladığını gösteriyordu.

Aynı süreçte reel ekonomi de gerilemeye başlamıştı ama... Sıcak para ve doğrudan sermaye girişleri üzerine kurulu analizler yatırımcının gözünü boyamaya yetiyordu.

Ne var ki, ekonomik büyümedeki yavaşlama sadece gelişmekte olan ülkelerle sınırlı değil. ABD gibi gelişmiş ekonomilerde de büyümenin yavaşlamaya başlaması global durgunluktan medet ummamak, iyimser tablolara bel bağlamamak gerektiğini gösteriyor.

turkmini@superonline.com

www.turkelminibas.net

 
 
 


Yeniden ARA-BUL

[BU BELGENIN ANA SAYFASINA GECIS]


Garildi 1.0 Aybim Bilgisayar Tic. Ltd.tarafindan hazirlanmistir. Yorum ve Onerileriniz icin : garildi@yore.com.tr

(11.2.2008)